www.GorkemAtes.com - www.anladuy.net


Bismillahirrahmanirrahim.

"Fitne öldürmekten daha kötüdür." (Bakara, 191)
"Fitne ise öldürmekten daha fenadır." (Bakara, 217)

Bu siteyi 1996 yılı sonunda lise son sınıftayken başlayan bir sorunumu sizlerle paylaşmak ve bu süreçte edindiğim düşünceleri sizlere sunmak, hakkımdaki iftiranın nedenini ve neden bir türlü son bulmadığını anlatmak için geliştirdim. Herhangi bir ticari amacım yoktur. Sitedeki reklamlardan elde edilen gelir yine sitenin tanıtımına harcanmaktadır. Benim sorunum 1996 yılı sonunda lisedeyken başladı. Okulda kavga ettiğim sınıf arkadaşım bana, "babası yok, annesi o.." diye iftira attı. Arkamdan herkese böyle söylemiş. Çete arkadaşları da onu savundular, şahitlik ettiler. İnsanlar kötü habere bayıldıklarından herşey bir anda yayıldı. Ben ne söylediysem dinletemedim. İnsanlar, "madem öyle değil, o zaman neden herkes öyle söylüyor?" dediler. Kendisiyle kavga ettim ama gene yanlış anlaşıldım. En büyük sorun da bazı kısım medyada bu konunun rating uğruna pervasızca yayınlanması oldu. Ben kendilerini aradım ve onlara "bana 2 dakika yayında yer verin başka bir şey istemiyorum, cevap hakkımı kullanmak istiyorum" dedim. Onlar da utanmadan kutsal olan yanıt hakkımı reddettiler. Bir süre sonra da psikolojik sorunlarım başladı ve içe kapandım. Doktoruma göre "travma" geçiriyordum. Yıllarca bu konuda tek kelime etmedim. Daha sonra çevremdekilerle sorunumu paylaştım ancak bana yardımcı olmadılar, olamadılar. Çevremde inanılmaz bir baskı vardı, hala da var. Diğer kanallar ise "biz karışmayız, dava açın isterseniz" dedilerse de her ne kadar uğraştıysam uğraşayım kendimi savunacak bir avukat ve delil toplamama yardımcı bulamadım. Çünkü insanlar böyle bir konuya taraf olmak istemediler. En sonunda AİHM'e başvurma yoluna gittik. Linklere tıklayarak StarTV ve ShowTV ile yaptığım görüşmeleri dinleyebilirsiniz. AYRICA KANAL D İLE YAPTIĞIM DÖRDÜNCÜ VE EN SON GÖRÜŞMEYİ DE DİNLEYEBİLİRSİNİZ. ONLARA İLK BAŞVURUMU 2002 YILINDA YAPMIŞTIM. Amacım Türkiye'de yaşanmış ve yaşanmakta olan bir insanlık suçuna parmak basmak, duyarlılığınızı sağlamak ve sesimi duyurmak.

"Onlara denildi ki: Yeryüzüne fesat saçmayın. Dediler ki: Biz ıslah edicileriz."
"Yazık, onlar fesat saçıp dururlar, ama bunu anlamıyorlar."
Bakara Suresi, 10-11

Bugün ben, annem ve babam çok zor şartlarda hayatımızı sürdürmekteyiz. Annem ve babam çevrenin baskısından yılmış ve ne yapacaklarını bilemez bir haldeler. Doktorum Prof. Dr. Hamdullah Aydın (kendisi Ankara Psikiatristler Derneği Başkanı) benim durumumun çevrenin baskısı nedeniyle gördüğü en zor durum olduğunu söylüyor. Her gün mahallemizde medya yanlısı insanlar mahalleliyi aleyhimde kışkırtıyorlar. "O ölsün ki bu konu kapansın, kimse bize bulaşmasın" diyerek halkı aleyhimde galeyana getiriyorlar. "O'na herkes öyle söyledi, demek ki doğru!" diyorlar, oysa ki hakkımdaki iftirayı duyup yayan insanların %99.99'u beni tanımıyordu bile! Doğal olarak onların karşı taraf olduğu bu durumda medya bize yardımcı olmuyor, ekranlarını açmıyor, gazetelerinde yer vermiyor. Lütfen yukarıdaki iki ses kaydının sadece o kadar olduğunu düşünmeyin, inanın yardım istemediğim hiç bir kanal kalmadı. Ancak kimse bu şekilde adı çıkmış birine yardımcı olmayı göze alamıyor. İnanın bir ay evden çıkmadığım zamanlar oluyor. Geçimimi İnternet'te site/program satarak karşılıyorum; bunu da yapamasam çoktan ölmüş olurdum, orası kesin. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve uğradığım mezalimi bir tasarlayın. 17 yaşındaki bir çocuğa "annesi o....." diyeceklerine assalardı daha iyiydi. Bu site kendimi ifade etmem için sahip olduğum tek olanak o yüzden lütfen yanlış anlamayın. Ben sadece çalınan itibarımı geri istiyorum!

"Gafil, hür, namuslu, inanmış kadınlara iftira edenler dünyada da, ahirette de lanetlenmişlerdir; onlara büyük bir azap da vardır."
"Bir gün onların dilleri, elleri, ayakları kendilerine karşı tanıklık edecektir."
"O gün Allah onlara cezalarını hakkıyla verecektir; o zaman anlıyacaklar ki, Allah, apaçık haktır."
En-Nur Suresi, 23-25

"Sen, kötülüğü güzellikle sav, Biz onların neler dediğini daha iyi biliriz."
El-Müminun Suresi, 98

"Fâsık medholunduğu zaman, Rabbü’l-Âlemîn gadaplanır ve bundan dolayı Arş titrer."
(Hadîs-i Şerîf, Beyhakî)


Blog kısmına girdiğinizde 2005 Ocak ayından itibaren yazdığım 160'dan fazla yazıyı okuyabilirsiniz. Aynı zamanda aynı yazıları düzyazı bölümünde de tarih sırası olarak sondan başa bulabilirsiniz.

Eski günlerden bir resim. Sene 1993.

Eski günlerden bir resim.
Eski günlerden bir diğer resim.

Soru & Cevap

Soru: Neden SSS bana iftira attı?

Cevap: SSS önüne gelene sataşan ve küfür eden nasipsiz biridir. Okulda karşısındaki dik duruşum çetesini rahatsız ettiği için böyle bir yola başvurduğunu düşünüyorum. Sonuçta bir insana kin kusmak için iftiradan daha ucuz ama bir o kadar da etkili bir yol yoktur!

Soru: İftira nasıl hızla yayıldı?

Cevap: Çağımızda insanlar dedikoduya bayılıyorlar. Bir kimsenin kendilerinden daha kötü duruma düşmesi, "it ite, it de kuyruğuna" misali bazı insanların hoşuna gidiyor. Bu adi insanlar örgütlü olduklarında sahip oldukları "kalabalık" gücüyle iftira yöntemine başvurabiliyorlar. Bir de işin içine medya girince, ki bu medya unutulmasın ki 50 milyar $'lık hırsızlığın/hortumculuğun en büyük hamisi idi (çünkü sahipleri aynıydı), işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Onlar, rating kaygısı ile sorgulamadan önlerine gelen herşeyi yayınladığı zaman bu konu bir anda "memleket meselesi" halini alıyor.

Soru: İftira neden bitmiyor?

Cevap: Çünkü bir kısım medya benim itibarımı geri kazanmamın onların itibar kaybetmeleri anlamına geleceğini düşünüyorlar. Onlara göre bu işin en "temiz" -aslında haberleri olsa normal insanların midesini bulandıracak- çözümü, benim ÖLÜMÜM. Bu yüzden çeşitli yollarla ve yayınlarla beni karalamakta ve derin devlet içindeki bağlantıları ile benim mahkemede hakkımı aramamı engellemekteler.

Soru: Hayatımı nasıl idame ettiriyorum?

Cevap: Ben 2002 yılında Bilgisayar Mühendisi olarak mezun oldum. 2006'da da ODTÜ'de yüksek lisansı bitirdim. www.fastream.com adresindeki sitemde kendi yazdığım programları pazarlayarak geçiniyorum. Yüksek teknoloji yazılım ihracatı yapan şahıs şirketi gibi bir girişim.

Manifesto

İnsanları, dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş ve aileleri nedeniyle ayrımcılığa tabi tutmak kabul edilemez bir İNSANLIK SUÇUDUR. Bunu yapan toplumlar, geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarihe BARBAR olarak geçecek ve sonraki nesiller tarafından kötü gözle bakılacaklardır. Bu sayılan ilkeler, İslam dahil bütün dinler ve bundan 48 yıl önce Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiş olan ve TBMM tarafından da onaylanmış olan "İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde" açıkca belirtilmiş olmasına rağmen uygulama halen dünyamızda zaman zaman ne yazık ki göstermeliğin ötesine geçmemekte ve bireylere sağlanamamaktadır. Bu gidişle kendine ve bireylerine saygı duymaktan uzak insanoğlu, savaşlar, açlık ve çevre felaketleri gibi aslında çaresini bulabileceği ancak açgözlülük, bencillik ve kibir yüzünden birbirine düşmüş olduğu için çözümsüzlüğe mahkum olacak, kendi koyduğu prensiblere saygısızlığının hasadını böyle biçecektir..

Esas olan, insanları peşin hükümden uzak bir biçimde ANLAmaya çalışmak ve değişik sesleri her ne söylerlerse söylesinler DUYmazdan gelmemektir. Eğer bir insan veya kurum herhangi bir konuda suçlanıyorsa veya ilk bakışta haksız görünse bile, cevap hakkı tanınmalıdır.
 

Bu sitede benim yalnızca kendi sorunuma çare aradığımı düşünürseniz yanılırsınız. Amacım sorunlara karşı sahip olduğum hümanist, pragmatist fikirleri sizlerle paylaşmak ve sizden alacağım geri besleme ile kendimi geliştirmektir. Elbetteki beni eleştirmekte serbestsiniz. Bu amacımı önemli ölçüde gerçekleştirdiğimi düşünüyorum.

Bu nedenle Mayıs 2006'dan İtibaren Sitemdeki Makaleleri aynı zamanda blog formatında sunmaktayım. Lütfen buraya tıklayın ve blog'a girin. Ya da düz HTML olarak aynı metin için burayı tıklayın.
 

 

The Manifest in English

It is an unacceptable crime against humanity to discriminate people according to their language, religion, race, skin color, world view, national or social background and family. Societies who practice so, will be called as BARBARIC SOCIETIES by their grand children. Despite this principle was accepted by all religions and the United Nations as the Universal Declaration of Human Rights, in some parts of the world such as my country Turkey, this principle is never applied to ordinary individuals like myself. With such understanding, humanity, with no respect to itself and to individuals will self-destruct itself and face the result of its arrogance and disrespect…

The fundamental principle of life should be to listen and understand people no matter who they are and what they say. If a person is accused of something, he should be given the right to self defend himself/herself.

Dini100.Net

Bu sitede bulunan tüm yazılar sadece iki şart ile özgürce kopyalanabilir: İçeriklerinde değişiklik yapılamaz ve kaynak belirtmek zorunludur. Link değiş tokuşu yapmak isteyenlere kapımız açıktır. © 2005-08 www.anladuy.net

Bana ulaşın ve görüşlerinizi bildirin.