Kişisel siteme hoş geldiniz. Bu site Türkiye'de yaşanmakta olan bir iftiraya, bir insan hakları ihlaline ve onunla mücadele esnasında gelişen fikirlere adanmıştır. Reklamsız bir sivil toplum girişimidir. Çoğu okuyucumun ilginç bulduğu yazılarımı makaleler kısmında okuyabilirsiniz.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Ashâb:
– Bizim aramızda müflis, parası va malı olmayan kimsedir, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
"Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnâd ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir" buyurdular.
Müslim, Birr 59. Ayrıca bkz. Tirmizî, Kıyâmet 2.
"Ben şüphesiz müslümanlardanım" deyip, sâlih amel işleyerek Allâh’a dâvet eden kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?
Fussilet Sûresi, 33
Lise 1. sınıfın başında, 1994 yılı Ekim ayında, Selim B. isimli bir çocuk deste bana galiz küfür etti, anneme sövdü. Küfretti çünkü ben okulda daha başarılıydım. Ben de aynı tonda cevap verince, teneffüste kavga çıktı. Kavgadan sonra biz ayrıldık ve hocalar görmediler. Daha sonra bu çocuk lise boyunca benimle uğraştı. Küfürler etti ve başka kavgalarımız da oldu. 1996 yılında üniversite sınavı hazırlığı stresi de eklenince psikolojim bozuldu ve o bana iftira attı. Bu olay duyuldu ve ben okulda dışlandım. Ben bir kere değilim dedim ancak olay bir kere yayılınca insanlar bana inanmadılar. 1996 yılı sonunda ailem beni psikiatrist doktora götürdü. Doktor bana nörofren (nörostop) isimli ilacı verdi ve beni uyuşturdu. Olay 1996 sonunda TV'de yayınlanınca benim için geri dönüş olmadı. Ben onunla kavga ettim ancak o benden çok daha atletik biriydi, ben daha çok bilgisayar meraklısıydım. O önüne gelen herkese saldırırdı. Bendeki hafif paranoya sebebiyle herkesin benden nefret ettiğine inanmıştım. Ben bu insan ile lise boyunca 5-6 kere kavga ettim. Ben aşırı alınganlık yaptım. Benim hiç arkadaşım kalmamıştı ancak onun çoktu. İçin için yaşadım problemi. Ben okuldaki çocuklar tarafından dışlandım. Babama da söyledim ancak o zamanla unutulur geçer dedi. Sonrasında da beni suçladı. Lise sondayken okula ve dersaneye pek devam edemedim.
2003 yılından itibaren 3 yıl Türkiye'de medyayı aradım ancak olumlu bir yanıt alamadım TV'ye çıkma isteğime. 2005 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurdum. Dava geçenlerde sonuçlandı diye çevreden öğrendim ancak celp henüz elime ulaşmadı.
15 yıl boyunca nefret söylemine maruz kaldım. İnsanların %60'ı beni suçladı. Ben olayın ve tedavimin başlangıcında herkes açığımı arıyor zannettim. 2002 yılında Bilgisayar Mühendisliği diploması aldım. 2005 yılında bir blog sitesi açtım. 2006 yılında da Türkiye'nin en iyi üniversitesinde Yazılım Mühendisliği yüksek lisans tamamladım. O yıllarda okulda dahi ilaç alırdım.
2000 ve 2005 yıllarında ABD'ye gittim ancak olay sonuçlanmadığı için tutunamadım. Durumun karmaşıklığından dolayı bir türlü derdimi anlatamadım.
Şimdi 15 yıllık ilaç tedavisi ve psikoterapi sonucunda kendimi çok daha iyi hissediyorum. Sürekli kontrol altında olduğumdan münferit bir iki olay dışında çok şükür kontrolümü hiç kaybetmedim.
Nur Suresi, 23-25
Ben kendilerini aradığımda ve "bana sadece iki dakika yayında yer verin cevap hakkımı kullanmak istiyorum, başka da bir şey de istemiyorum" dediğimde hiç sıkılmadan ve de utanmadan kutsal olan yanıt hakkımı reddettiler.
Kanımca masum çocuklara bu şekilde hitap edilmesinin tek sebebi toplumdaki yetimleri hayat mücadelesinde geride bırakma, Kuran'ın deyimiyle "yetim hakkı yeme" alışkanlığıdır. Karşı tarafın nihai amacı, adına ister aristokrasi deyin isterseniz başka bir şey, devlet ve toplumdaki liyakat sistemini çökerterek Osmanlıyı iflas ettiren makam ve mevkilerin babadan oğula geçtiği düzene geçiştir. Böylece vatandaşlarımızın çoğu hiçbir ilerleme olanağı bulunmadan sabahtan akşama kadar karın tokluğuna çalışmak zorunda kalırken bir kesim "onlar çalışsın biz yiyelim" diyebilecektir.
"Adalet ve eşitliği gözetmek siyasetlerin en iyisidir."
Hz. Ali (ra)
"Kim kardeşinin mektubuna, onun izni olmadan bakarsa, tıpkı ateşe bakmış gibi olur."
Hadis-i Şerif, Ebu Davud, Salat 358
"İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır."
Al-i İmran Suresi, 178