Çarşamba, Temmuz 9, 2008, 04:09 AM
"Ümmetimin fesâda düştüğü zamanda, kim benim sünnetime uysa, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir."Hadis-i Şerif
İbni Adiy, el-Kâmil fi´d-Duafâ, 2:739; el-Münzirî, et-Terğîb ve´t-Terhîb, 1:41; Taberânî, el-Mecmeu´l-Kebîr, 1394; Ali bin Hüsâmüddin, Müntehebâtü Kenzi´l-Ummâl, 1:100; el-Heysemî, Mecmeu´z-Zevâid, 7:282.
| kalıcı link
| 



( 2.9 / 209 )




( 2.9 / 209 )
Salı, Mayıs 13, 2008, 10:51 AM
Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum...Hz.Nuh (AS) Duası - Nuh Suresi, 47
Ey gökleri ve yeri yaratan. Dünyada da ahirette de Mevlam, yardımcım Sensin.
Müslüman olarak canımı al ve beni salihler(iyi insanlar) zümresine dahil et ...
Hz.Yusuf'un (AS) Duası - Yusuf Suresi, 101
Rabbim, beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma...
Hz.Nuh (AS) Duası - Nuh Suresi, 28
Salı, Mayıs 6, 2008, 04:56 AM
Komşularım arasında birkaç satılmış insan var. Bunlar, Selhim isimli aşağılık şerefsizden aldıkları para karşılığı hakkımdaki iftirayı yayıyorlardı. Ben kendileriyle kimiyle sert kimiyle normal tonda konuştum. Sonra bunlar iyice paniklediler. "Ya biz bu adamın ailesinin ve kendisinin namusuna dil uzattık; bu adam kurtulursa bize fenalık yapar! İyisimi biz bu adama iyice yüklenelim de gebersin...". İşte sevgili okurlar, Selhim denilen köpek insanları bu şekilde yoldan çıkartıyor. Onları önce dalga geçer gibi kışkırtıyor sonra da benimle korkutuyor. Gerçekten de son derece ucuz görünen bu numaraya insanlar kanıyorlar ne yazık ki. Şu ana kadar son 8 yılda bu tuzağa düşen 3 komşuya rastladım. Bir tanesinin üzerine yürüdüm, bana "anladım, pardon" gibi şeyler söyledikten sonra başka apartmana taşındılar. Ne der Kuran'da: "İnsan aciz bir yaratıktır..."
Ne demiş Hz. Mevlana: "Biz oyle mahluklariz ki, bazen melekler insan yaratilmadiklarina uzulur; bazen de seytanlar bizden olmadiklarina sukrederler."
Perşembe, Mayıs 1, 2008, 08:12 AM
Bugün (1 Mayıs 2008) biraz boş vaktim vardı. TV'yi açtım. Fox TV'de Su Gibi diye bir evlendirme programı gözüme çarptı. Daha önce de bu tip programları görmüş ama çok da hoşlanmamıştım. Program yeni başladığı için tel no altyazı olarak geçti. Ben de sesimi duyurmak adına çevirdim no'yu ve sonunda düştü. Bir takma isimle bağlandım. İsim dışında söylediğim her şey doğruydu. Yaşım, mesleğim, medeni durumum, vs. Önce oradakileri selamladıktan sonra "ben o. çocuğu değilim! Bana iftira attılar, gerçek ismim de Görkem Ateş" dedim. Spiker Uğur Bey isimli şahıs önce şaşırdı. Sonra da "arkadaşlar lütfen kişisel meselelerinizi buraya taşımayalım" dedikten sonra kendisi "Görkem Ateş'i tanıyan var mı diye sordu" ve bir an bile düşünmeden ve izleyicilere sormadan "hayır yok, bu tip kişiler hakkında hukuki takibat başlatılacaktır" dedikten sonra sesimi kıstılar. Sonra telefonu kapattıktan sonra telefon çaldı ve yapımcı olduğunu söyleyen şahıs canlı yayında nasıl küfrettiğimi sordu. Ben de kendisine küfür etmediğimi sadece zor durumda olduğumdan kendimi savunduğumu söyledim. Biraz tartıştık sonra da kapattı.Sonuç: 1) Gerçek adımı verseydim tanıyıp beni çıkartmayacaklardı. 2) Medyanın bu kanadı da benim sesimi duyurmamdan çekiniyormuş. Zaten kendilerine daha önce e-posta ve fax ile de başvurmuştum (ama yine de bir deneyeyim dedim). 3) Ben her ortamda kendini savunabilen ve TV'de de kendini ifade edebilen biri olmama rağmen medya beni dışlıyor.
Salı, Mart 25, 2008, 07:20 AM
Sitenin kaynağını sormuşsunuz. Ayetleri Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın Kuran-ı Kerim Mealinden, hadisleri ise Kütubu sitte hadisleri kitabından aldım. Ayrıca İnternetten de yararlandım. "Atıp tutmadım", başımdan geçenleri anlattım. Şahitlerim de var. Ama biraz korkuyor ve çekiniyorlar. Keşke youtube gene yasaklanmasaydı da babamla kaydettiğimiz videoyu da izleyebilseydiniz. Amacım itibarımı geri almak, zira ailece çok sıkıntı çekiyoruz. Bir komşumuz yüzümüze karşı "isterseniz çekip gidin, ancak öyle rahat edersiniz!" dahi dedi. Ne yaptıysam insanları ikna edemedim. Evimin önünden geçerlerken kimi zaman birbirlerine gösterip "burası Görkem'in evi, şerefsizin!" deyip küfür edip yürüyorlar. Bazen camı açıp bağırmak geliyor içimden, çoğu zaman kendime engel oluyorum. Çünkü bir işe yaramadığını deneyip gördüm onlarca kez. Komşularıma kaç kere rica ettim, hiç değilse namaz vakitlerinde benimle uğraşmayın, laf atmayın, küfür etmeyin, gürültü yapmayın diye ama ne yazık ki dinlemiyorlar. Çoğu zaman yaptıklarını yanlış bilgilerine, propaganda ve kışkırtmaya bağlıyorum. Bazen ise "bu kadar da olmaz artık" diyor ve Allah'a havale ediyorum. Zira biz koca ülkede ve şehirde tek bir aileyiz. Oysa ki diğer insanlar, yani beni acımasızca suçlayanlar sonra da cevap hakkı tanımayanlar ve onların kışkırttığı koskoca bir halk...Çarşamba, Şubat 27, 2008, 08:17 AM
Çevremdeki insanların önyargıları ve mesnetsiz vesveseleri ile uğraşmaktan bıktım. Akıllarında sürekli o soru, acaba Görkem Ateş hakkında söylenenler doğru mu? "O pi. mi?", "Babası var mı, yok mu?". Annenizle babanızla ne kadar cevaplasanız da insanların gri hücrelerinde hep aynı soru işaretleri! Bundan büyük fesat olur mu?!Ben ne kadar dert anlatsam da önyargılar soruları, soruları ise fitneleri besliyor. Örneğin neden bu kadar millet senin hakkında böyle konuşuyor diyorlar. Ben de diyorum ki, fitneler yayılma eğilimi gösterir. Şayet arkasında medya desteği de varsa bir bakarsınız herkes papağan gibi aynı şeyleri tekrar etmeye başlamış, kimsenin aklına muhatabına sormak gelmemiş, O konuştuğunda ise sadece ve sadece görmezden duymazdan gelinmiş.
Ne zaman anlayacaklar bu adice iftiraları yayan Selhim isimli şerefsizin gerçekte bahsettiklerini hak eden kişi olduğunu? Ne zaman anlayacaklar bu çağın yozlaşmış insanları yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu? Ne zaman görecekler ki "hiç kimsenin bir başkasının günahını yüklenemeyeceğini", hatta annesinin ve babasınınkini de! İllaki ölmeleri mi gerekecek? Ancak o zaman mı anlayacaklar Peygamber Efendimizin (SAV) "Kişi ölünce üç şey mezarına gelir: Malı, ailesi ve ameli. Malı ve ailesi döner, ameli kalır" hadisinin hak ve gerçek olduğunu. Ne zaman "ölü eti yemekten", gıybetten vazgeçecekler?
Cumartesi, Şubat 23, 2008, 07:20 AM
http://sivilinisiyatif.blogspot.com/2007/11/17706-re-fitne.htmladresinde bana ithafen aşağıdaki gibi bir yazı yazılmış. Allah razı olsun:
"Müsterih ol ve insanların sözlerine aldırış etme..Allahtan uzak bütün topluluklar kendilerini onun yerine koyarak hüküm verirler ve insanları işte böyle hayatlarından koparırlar..Senin Rabbin Alemlerin Rabbidir. O halde o topluluğun hakkında uydurduğu şey sana acı vermesin..Sende gördün ki onlar sözlerine itibar edilecek olanalr değil o halde neden onların sözleri seni rahatsız ediyor ki..Eğer onları önemsemiş olmasaydın bu kadar rahatsız olmazdın..Onların değil Allahın bilmesi önemli ve Allahın gerçeğini bilmesi sana yetmeli..Eğer böyle düşünemezsen o topluluğun fitnesine yenilirsin..Sen Allahtan başka kimseye hesap vermek zorunda da değilsin..Eğer gönlün O'na açıksa bu durum ve bu gerçek karşısında müsterih olmalısın..Seni anlıyorum..Kolay değil..Ama Allah inancı herşeyi kolaylaştırır..O halde üzerinden bunca sene geçmiş bunu içinden at..Allah yardımcındır...Sana iftira atanların sonunu Allah sana göstermedi mi? Öyleyse intikamın alınmışken neden Allahın bilmesi sana yetmiyor..Sana bu yetmeli çünki sen hiçbir insana kendini ispat etmek zorunda değilsin, helede fitne fucür içindeki insanlar seni dinlemeye layıklarmıki onları muhatap ediyorsun kendine..Eyüp A.S ve hastalığını oku Kuranı Kerimde...O bu hastalıktan dolayı uzakta yanlız yaşardı..Çünki insanlar bu peygamberi hastalığından dolayı küçümserlerdi..Bir peygamber nasıl bir imtihana tabi tutulmuş biz kimiz ki bizleri Allah imtihana tabi tutmasın..O bir imtihandı geldi geçti..Şeytanın sana vesvese vererek sürekli bunları aklına getirmesi sende öfke yaratır..O öfke içinde hiçbir şeyi unutmazsın..Allah yardımcındır..Ve herşeye karşı o sana yetmeli öyle değil mi? Eğer akılları olsaydı onların hiç düşünmeden konuşabilirlermiydi..Öyle değil mi? Şimdi sen akılsızlara neyi anlatsanda anlayabilirler..Öyleyse sadece anlayabileceklerle konuş...
Selam ve hürmetler.."
Pazar, Aralık 23, 2007, 08:14 AM
*Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, (bilin ki), Allah öyle birkavim getirecek ki, O, bu kavmi sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere
karşı başları yerde, kâfirlere karşı ise onurludurlar. Allah yolunda cihad
ederler ve kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir
fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah, atâsı, ihsanı çok bol olandır ve her
şeyi en iyi şekilde bilendir."
"Allah öyle bir topluluk getirecektir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı
sever. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzet
sahibidirler ve Allah yolunda cihad ederler." Mâide Sûresi, 5:54
Cumartesi, Kasım 24, 2007, 05:44 AM
Bugün sizlere etrafımda dönen bir komplodan bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz ben cevap hakkı için TV ve gazetelerin kapısını, telefonlarını aşındırmış bir bireyim. Ne var ki bu son yazacağım sizleri epey şaşırtacak. Bundan bir süre önce bir söylenti duydum ki Kanal D bana cevap hakkı tanıyacakmış ama aramamı, onlara ulaşmamı bekliyorlarmış. Oysa ben onlara daha önce 2 kere ulaşmıştım, ve reddedilmiştim. Olsun deyip, bir kere daha aradım. Ne dediler dersiniz: Geç kalmışım! "1 sene içinde cevap hakkınızı kullandınız kullandınız, yoksa çok geç!" dediler. Ben onlara yaşadıklarımı, özel durumumu anlattım ama nafile. Telefondaki vahşi kapitalist, Nuh dedi, peygamber demedi. Bunun da kaydının burada bulunmasını istedim, sizlerle paylaşmak istedim. Ankara'da benzer bir söylenti duyarsanız şaşırmayın. Kasıtlıdır. Amaç pak medyayı apak yapmaktır... Cuma, Kasım 9, 2007, 06:32 AM
20 yüzyıl büyük savaşlara gebe idi, öyle yaşandı. İki dünya savaşında ve sonrasında soğuk savaş döneminde yüz milyonlarca insan hayatını işkence altında kaybetmiştir. Önce yükselen Nazizm sonra ise Bolşevik ve Komünist akımlar nedeniyle dünya iki kutba bölünmüş, ve sonuçta Osmanlı İmparatorluğu gibi bazı devletler parçalanmış ve yeni ve dolayısıyla kontrolü daha kolay küçük devletler ortaya çıkmıştır. 2. Dünya Savaşı sonrası Sovyetler dünyası kapalı rejimi savunurken, Batı olabildiğince açık ama gene de kendi içinde bir miktar farklılıklar gösteren bir anlayışı sergilemiştir. Örneğin Fransa daha sosyalist iken ABD ve İngiltere daha liberal ve kapitalisttirler. ABD'de tüm bankalar özel iken, Fransa'nın Ziraat Bankası halen devlet aidiyetindedir. Aynı şey demir yolları içinde geçerlidir. Bunun tarihi sebepleri vardır. 19. yy'da endüstrileşen Amerika, bir Anglosakson ekonomist olan Adam Smith'in "bırakınız yapsınlar" felsefesine daha yakın durmuştur. Bugün gelinen noktada ABD'de SEC (Security Exchange Commission) gibi bir kurum ve FED gibi bir merkez bankası olmasına rağmen önce borsa yolsuzluklarının ve tutsat/mortgage krizinin önüne geçilememiştir. Sonuçta ekonomi çevreleri Çin gibi ülkelerin dahi ticaret fazlalarını değerlendirdikleri ABD dolarından vazgeçmeye yüz tuttuklarını söylemekteler. Yoksa ABD kontrolü kayıp mı ediyor? Ya da bunların hepsi dış ticaret açığı ve bütçe açığını düşürmek için kontrollü bir politikanın sonucu mu? Eğer durum buysa, o takdirde ABD ile aynı şekilde dış ticaret açığı bulunan Türkiye'de neden para birimi değer kazanmakta? Bir yerlerde paradoks kokusu var değil mi?..
21. yy'ın enerji ve su kaynakları üzerine yapılacak savaşlarla geçeceği söyleniyor. peki 20. yy farklı mıydı sanki? Bugün Suudi Kralı Abdullah ülkemize uğruyor, ziyaret ediyor. Dünya petrolünün %25'ini Suudi Arabistan üretiyor, karı Batılı petrol şirketleri ile paylaşıyorlar. Petrol fiyatlarının 98$'a çıkmasında onların büyük çıkarı var ama Türkiye dahil tüketici Avrupa ve Kuzey Amerika'lı tüketicilerin büyük de zararı var. NYSE (New York Borsası) 11 Eylül sonrası bakarsanız genel bir zayıflama görülse de, Exxon Mobil gibi bazı enerji şirketlerinin değerlerini 10'a katlayıp en değerli şirketler arasına girdiklerini görebiliyoruz. Bugün bahsi geçen şirket tüm Türkiye'nin bir yıl yemeden içmeden çalışsa satın alamayacağı 505 milyar $ değere sahip. Bu çevrelerin Batı'da çeşitli yöntemlerle petrol fiyatının yüksekliğini meşru gösterdikleri düşünülüyor. Para hızla Arap ülkelerine kayıyormuş gibi gözükse de aslında kontrol bu şirketlerde. Geçenlerde İran Petrol Bakanı 90$'dan fazla fiyatın sadece 46$'ının üretici ülkelere kaldığını söyledi. Oluşan rantı ve koparılan yaygaranın sebeplerini siz düşünün. Bir yanda demokrasi getirme iddiası ile çıkan savaşlar, bir yanda çeşitli çevrelerce paylaşılan bu rant...
Kimilerine göre 21. yy'da dünyanın sonu gelecek! Açgözlülük ve bencillik bu hayatı bitirecek bir diğerine geçeceğiz. Kıyamet kopacak..! İran İsrail'e nükleer füze atacak ve Einstein'ın dediği gibi 4. dünya savaşı sopayla, taşla olacak. Çünkü 3. dünya savaşında medeniyet yok olacak!..
Sonraki





