<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>
<feed version="0.3" xmlns="http://purl.org/atom/ns#" xml:lang="Array">
	<title>Anladuy.net</title>
	<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php" />
	<modified>2010-03-09T22:59:25Z</modified>
	<author>
		<name>Görkem Ateş</name>
		<email>gorkemates@gmail.com</email>
	</author>
	<copyright>Copyright 2010, Görkem Ateş</copyright>
	<generator url="http://www.sourceforge.net/projects/sphpblog" version="0.4.6.1">SPHPBLOG</generator>
	<entry>
		<title>İnsanlığın Asıl Hedefi Takva ve İyi Niyet</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry090428-142410" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Takva, sözlük anlamı olarak çekinmek sakınmak ve korkmaktır. Kuran-ı Kerim&#039;e baktığımız zaman takvayı Allah&#039;a yakın hasıl olma durumu olarak görüyoruz.<br /><br />&quot;Muhakkak ki Allah&#039;ın indinde en çok kerim olanınız (ikram olunanınız, en şerefli olanınız), (ırk ya da soy olarak değil) en çok takva sahibi olanınızdır. Muhakkak ki Allah, en iyi bilen ve haberdar olandır.&quot;<br />Hucurat Suresi 13. Ayet<br /><br />&quot;Allah&#039;a karşı gelmekten sakının (takva sahibi olun) ve bilin ki Allah muttakiler ile beraberdir&quot;<br />Bakara Sûresi, 194<br /><br />Muttaki demek takva sahipleri demektir.<br /><br />Yine hadis-i şeriflerde de takva sıkça geçmekte, önemi vurgulanmaktadır:<br /><br />İbni Mes&#039;ud radıyallahu anh&#039;den rivayet edildiğine göre, sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dua ederdi:<br />&quot;Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği dilerim.&quot;<br />(Müslim, Zikir 72. Ayrıca bk. Tirmizî, Daavât 72; İbni Mâce, Dua 2)<br /><br />&quot;Haramlardan kaç ki, insanların en çok ibadet edeni olasın<br />Allahın sana ayırdığı paya razı ol ki, insanların en kanaatkarı olasın<br />Komşuna iyilik et ki, gerçek mümin olasın Kendin için sevdiğini insanlar için de sev ki, gerçek müslüman olasın<br />Çok gülme, zira çok gülmek kalbi öldürür&quot;<br />Ebû Hureyre radıyallahu anh Tirmizî<br /><br />&quot;Mümin, iyi niyetli olduğu için aldanır, azgın ise, kötü niyetli olduğu için aldatır&quot;<br />Ebû Hureyre radıyallahu anh Tirmizî<br /><br />Takva İslam&#039;da iyi niyetin özü kabul edilmiştir. Kulun her hâlinde herhangi bir şeyle kendini müstağni görmemesidir. Takva bütün ibadet ve muamelatın toplamıdır. Zira her insan nefis taşır ve bu insanı dürter. Allah&#039;tan korkan insan, ancak takvası sayesinde nasıl tertemiz doğduysa öyle temiz ölebilir. Elbette ki hemen yukarıdaki hadis &quot;enayilik/saflık&quot; anlamında bir takvayı öneriyor değildir. Nitekim:<br /><br />&quot;Mümin, aynı delikten iki kere ısırılmaz!&quot;<br />Ebû Hureyre radıyallahu anh Buhârî<br /><br />Hadisinde müminlerin aynı aldanmayı/hatayı iki kere yapmamaları gerektiği bildirilmektedir.<br /><br />Bir hadislerinde Peygamberimiz (SAV) takva ile ilgili şöyle buyurmaktadır:<br />&quot;İnsanlar nezdinde kişinin kıymetini artıran şey maldır Allah nezdinde de değerini artıran şey takvadır&quot;<br /><br />Gerçekten günümüzde kitleler nefislerine yenik düşmekte ve mala ve maddiyata fazlaca önem vererek pagan bir yaşam sürmektedirler. Bugün bunun sebebi kanımca dünyadaki bazı insan eliyle bozulmuş ve yozlaşmış dinlerin ve bu dinlerden soğuyan Batılı ve Doğulu toplumların ve onların filozoflarının ve pazarlamacılarının pompaladığı materyalizmdir. Sürekli tüketmek ve tükettiği kadar varolmak, BM ve Greenpeace gibi örgütlerin raporlarına yansıdığı şekliyle dünyanın dengesini bozmakta ve adeta &quot;kıyamet hızlandırıcısı&quot; şeklinde etki göstermektedir. Oysa ki, bizler, yani yaratılmışlar, yaratıcımızın ve elçisinin bizlere öğrettiği gibi dünyevi olan ve dünyada kalacak mal, şan, şöhret ve diğer kim olduğumuza dair üstünlük derecelerinden kendimizi ve içinde yaşadığımız toplumu soyutlasak ve de önemli olan iyi niyettir, takvadır diyebilsek, tez zamanda kurtuluşa ermemiz ve tekrar o şanlı asırın saadetine ulaşmamız mümkün olacaktır.<br /><br />Eğer en zengin olanımız en üstündür, sesi çok çıkanın her dediği doğrudur dersek, o takdirde dünyada &quot;fırsat eşitliğinin&quot; olmadığını unutmuş oluruz. Dünyada IQ seviyesi 150&#039;nin üzerinde olan bireylerin üye oldukları Mensa adlı örgüt, üyeleri arasında pek çok yoksul ve orta-alt gelirli insanın da bulunduğunu bildirmektedir. Örnek olarak da okuduğum bir örnek ise bir kamyon şoförüdür. Yeterli eğitim alamadığı için bu durumdadırlar. Aynı şekilde ülkemizde son derece yetenekli iş adamları mevcutken büyük çoğunluğu yüksek borçlanma maliyeti gibi sebeplerden Batılı iş arkadaşları kadar büyüyememektedirler. Bu durum onları başarısız yapmaz. Aynı şekilde üniversite mezunu olup da hayatını çocuklarına bakmaya adadığı için kariyerini feda eden bir ev hanımı için de geçerlidir. Eğer siz insanları bazı Batılıların yaptıkları ve son dönemlerde bizim gazetelerin de pompaladığı gibi &quot;net worth&quot; (sahip olduğu toplam eder) olarak değerlendirirseniz, ne denli büyük bir hataya düşeceğinizi sanırım anlatabildim. İyi niyetle çalışan kişiler (şayet biraz yetenekleri varsa) ve toplum (ki her toplumda yetenekli insanlar vardır), Allah&#039;ın inayetiyle eninde sonunda başarıya ulaşacaktır. Aksini yapan toplumlar ise aşırı hırs ve agresyon içinde mutluluğu ve huzuru ıskalayacaklardır.]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry090428-142410</id>
		<issued>2009-04-28T00:00:00Z</issued>
		<modified>2009-04-28T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Filistin Kan Gölü Oldu</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry090107-131332" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[7 Ocak 2008<br /><br />Gazze&#039;de kardeşlerimiz acı çekiyorlar. Bu vesile ile İsrailli sorumluları şiddetle kınıyorum. Onları biz duymazsak, Allah da bizi duymaz diye düşünerek, karınca kararınca aşağıdaki Kızılay&#039;ın güvenli sitesinden bağış yaptım ve sizleri de davet ediyorum:<br /><br /><a href="https://secure.kizilay.org.tr/Default4.aspx?BagisTuru=70&amp;AspxAutoDetectCookieSupport=1" target="_blank" >https://secure.kizilay.org.tr/Default4.aspx?BagisTuru=70&amp;AspxAutoDetectCookieSupport=1</a><br /><br />Allah&#039;tan Filistinli kardeş şehitlere rahmet dilerim. Ruhları şad olsun.<br /><br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry090107-131332</id>
		<issued>2009-01-07T00:00:00Z</issued>
		<modified>2009-01-07T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Ahir zaman içinde...</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry081224-140612" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Son zamanlarda çok tuhaf şeyler oluyor. Çoğu kimsenin başına gelmediği için bilemediği, garip hatta inanılmaz bulduğu şeyler. Mahalle baskısı artıyor. İnsanlar arkamdan konuşmayı aştılar, evimin önünden geçerken gece-gündüz demeden seslerini yükseltiyorlar. Ne dediklerine kulak verdiğimde hakaretengiz konuşmular yaptıklarını, iftiraya inandıklarını duyuyorum. Bir kişi değil, iki kişi değil... Kaç kere söyledim ben iftira kurbanıyım diye. Ancak adalet sisteminin işlemediği bu durumda -ki detaylarını <a href="http://www.anladuy.net" target="_blank" >http://www.anladuy.net</a> ana sayfadan okuyabilirsiniz- koca dünyada adeta tek başımayım. Tabii ki durum böyle değil, belki her 3-4 kişiden biri hayatı boyunca bir kere olsun dışlanıyor. Benim de başıma bu 17 yaşımdayken geldi. İftiraya uğradım ve insanlar gıybet edip yaydılar. Sonra da medyaya yansıdı. Ve herşeyi bu kadar uzatan da bana cevap hakkı verilmemesi oldu.<br />Bakın Sn. Kemal Kılıçdaroğlu&#039;nun annesini de onlar hakkında &quot;Ermeni&quot; dendiğinde rahatsız etmişlerdi. Evinin kapısını tekmelemiş, bağırmışlardı. Son olarak da Sn. Cumhurbaşkanımızın ailesine böyle söylendi biliyorsunuz. Benim durumum onlardan çok daha zor. Zira benim sesimi duyan bir medya yok. İnsanlar yayılan yalanlardan, propagandadan dolayı İnternet haberlerine şüphe ile bakıyorlar ne yazık ki. Ve ben İnternet üzerinde -bedava denetimsiz ortam bulduk diye- yalanlar, iftiralar yayanlara da kızgınım. Onlar İnternet yayınının itibarını lekeliyorlar. Öte yandan TV ve gazete gibi patron sansüründe olmasındansa böylesi, bir nebze daha iyi tabii ki.<br />Benim de evimin önünde bağırıyorlar, hem de yıllardır. Toplam da kaç kişiyle tartıştım, kavga ettim, sayısını hatırlamıyorum. İnsanlarla didişmemin sebebi bundan hoşlanmam değil, hakkımdaki iftira ve önyargı. Yoksa ben yakın çevremde barışçıl bir insan olarak tanınırım. Eğer bana yardım etmek isterseniz ve bir öneriniz var ise, beklerim: <a href="mailto:gorkemates@gmail.com" target="_blank" >gorkemates@gmail.com</a> .<br /><br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry081224-140612</id>
		<issued>2008-12-24T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-12-24T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Ümmet/Toplum Fesada Düştüğünde</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080709-110935" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[&quot;Ümmetimin fesâda düştüğü zamanda, kim benim sünnetime uysa, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.&quot;<br /><br />Hadis-i Şerif<br />İbni Adiy, el-Kâmil fi´d-Duafâ, 2:739; el-Münzirî, et-Terğîb ve´t-Terhîb, 1:41; Taberânî, el-Mecmeu´l-Kebîr, 1394; Ali bin Hüsâmüddin, Müntehebâtü Kenzi´l-Ummâl, 1:100; el-Heysemî, Mecmeu´z-Zevâid, 7:282.<br />            ]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080709-110935</id>
		<issued>2008-07-09T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-07-09T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Kuran&#039;dan Peygamber Duaları</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080513-175121" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum...<br /><br />Hz.Nuh (AS) Duası - Nuh Suresi, 47 <br /><br />Ey gökleri ve yeri yaratan. Dünyada da ahirette de Mevlam, yardımcım Sensin.<br />Müslüman olarak canımı al ve beni salihler(iyi insanlar) zümresine dahil et ... <br /><br />Hz.Yusuf&#039;un (AS) Duası - Yusuf Suresi, 101 <br /><br />Rabbim, beni, annemi, babamı, mü&#039;min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını arttırma...<br /><br />Hz.Nuh (AS) Duası - Nuh Suresi, 28 <br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080513-175121</id>
		<issued>2008-05-13T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-05-13T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Aziz(!) Komşularım</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080506-115647" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Komşularım arasında birkaç satılmış insan var. Bunlar, Selhim isimli aşağılık şerefsizden aldıkları para karşılığı hakkımdaki iftirayı yayıyorlardı. Ben kendileriyle kimiyle sert kimiyle normal tonda konuştum. Sonra bunlar iyice paniklediler. &quot;Ya biz bu adamın ailesinin ve kendisinin namusuna dil uzattık; bu adam kurtulursa bize fenalık yapar! İyisimi biz bu adama iyice yüklenelim de gebersin...&quot;. İşte sevgili okurlar, Selhim denilen köpek insanları bu şekilde yoldan çıkartıyor. Onları önce dalga geçer gibi kışkırtıyor sonra da benimle korkutuyor. Gerçekten de son derece ucuz görünen bu numaraya insanlar kanıyorlar ne yazık ki. Şu ana kadar son 8 yılda bu tuzağa düşen 3 komşuya rastladım. Bir tanesinin üzerine yürüdüm, bana &quot;anladım, pardon&quot; gibi şeyler söyledikten sonra başka apartmana taşındılar. <br /><br />Ne der Kuran&#039;da: &quot;İnsan aciz bir yaratıktır...&quot;<br /><br />Ne demiş Hz. Mevlana: &quot;Biz oyle mahluklariz ki, bazen melekler insan yaratilmadiklarina uzulur; bazen de seytanlar bizden olmadiklarina sukrederler.&quot;<br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080506-115647</id>
		<issued>2008-05-06T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-05-06T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Fox TV&#039;de Katıldığım Yayın</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080501-151211" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Bugün (1 Mayıs 2008) biraz boş vaktim vardı. TV&#039;yi açtım. Fox TV&#039;de Su Gibi diye bir evlendirme programı gözüme çarptı. Daha önce de bu tip programları görmüş ama çok da hoşlanmamıştım. Program yeni başladığı için tel no altyazı olarak geçti. Ben de sesimi duyurmak adına çevirdim no&#039;yu ve sonunda düştü. Bir takma isimle bağlandım. İsim dışında söylediğim her şey doğruydu. Yaşım, mesleğim, medeni durumum, vs. Önce oradakileri selamladıktan sonra &quot;ben o. çocuğu değilim! Bana iftira attılar, gerçek ismim de Görkem Ateş&quot; dedim. Spiker Uğur Bey isimli şahıs önce şaşırdı. Sonra da &quot;arkadaşlar lütfen kişisel meselelerinizi buraya taşımayalım&quot; dedikten sonra kendisi &quot;Görkem Ateş&#039;i tanıyan var mı diye sordu&quot; ve bir an bile düşünmeden ve izleyicilere sormadan &quot;hayır yok, bu tip kişiler hakkında hukuki takibat başlatılacaktır&quot; dedikten sonra sesimi kıstılar. Sonra telefonu kapattıktan sonra telefon çaldı ve yapımcı olduğunu söyleyen şahıs canlı yayında nasıl küfrettiğimi sordu. Ben de kendisine küfür etmediğimi sadece zor durumda olduğumdan kendimi savunduğumu söyledim. Biraz tartıştık sonra da kapattı.<br /><br />Sonuç: 1) Gerçek adımı verseydim tanıyıp beni çıkartmayacaklardı. 2) Medyanın bu kanadı da benim sesimi duyurmamdan çekiniyormuş. Zaten kendilerine daha önce e-posta ve fax ile de başvurmuştum (ama yine de bir deneyeyim dedim). 3) Ben her ortamda kendini savunabilen ve TV&#039;de de kendini ifade edebilen biri olmama rağmen medya beni dışlıyor.]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080501-151211</id>
		<issued>2008-05-01T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-05-01T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Sitenin Kaynağı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080325-132058" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Sitenin kaynağını sormuşsunuz. Ayetleri Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır&#039;ın Kuran-ı Kerim Mealinden, hadisleri ise Kütubu sitte hadisleri kitabından aldım. Ayrıca İnternetten de yararlandım. &quot;Atıp tutmadım&quot;, başımdan geçenleri anlattım. Şahitlerim de var. Ama biraz korkuyor ve çekiniyorlar. Keşke youtube gene yasaklanmasaydı da babamla kaydettiğimiz videoyu da izleyebilseydiniz. Amacım itibarımı geri almak, zira ailece çok sıkıntı çekiyoruz. Bir komşumuz yüzümüze karşı &quot;isterseniz çekip gidin, ancak öyle rahat edersiniz!&quot; dahi dedi. Ne yaptıysam insanları ikna edemedim. Evimin önünden geçerlerken kimi zaman birbirlerine gösterip &quot;burası Görkem&#039;in evi, şerefsizin!&quot; deyip küfür edip yürüyorlar. Bazen camı açıp bağırmak geliyor içimden, çoğu zaman kendime engel oluyorum. Çünkü bir işe yaramadığını deneyip gördüm onlarca kez. Komşularıma kaç kere rica ettim, hiç değilse namaz vakitlerinde benimle uğraşmayın, laf atmayın, küfür etmeyin, gürültü yapmayın diye ama ne yazık ki dinlemiyorlar. Çoğu zaman yaptıklarını yanlış bilgilerine, propaganda ve kışkırtmaya bağlıyorum. Bazen ise &quot;bu kadar da olmaz artık&quot; diyor ve Allah&#039;a havale ediyorum. Zira biz koca ülkede ve şehirde tek bir aileyiz. Oysa ki diğer insanlar, yani beni acımasızca suçlayanlar sonra da cevap hakkı tanımayanlar ve onların kışkırttığı koskoca bir halk...]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080325-132058</id>
		<issued>2008-03-25T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-03-25T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Önyargı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080227-151707" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Çevremdeki insanların önyargıları ve mesnetsiz vesveseleri ile uğraşmaktan bıktım. Akıllarında sürekli o soru, acaba Görkem Ateş hakkında söylenenler doğru mu? &quot;O pi. mi?&quot;, &quot;Babası var mı, yok mu?&quot;. Annenizle babanızla ne kadar cevaplasanız da insanların gri hücrelerinde hep aynı soru işaretleri! Bundan büyük fesat olur mu?!<br />Ben ne kadar dert anlatsam da önyargılar soruları, soruları ise fitneleri besliyor. Örneğin neden bu kadar millet senin hakkında böyle konuşuyor diyorlar. Ben de diyorum ki, fitneler yayılma eğilimi gösterir. Şayet arkasında medya desteği de varsa bir bakarsınız herkes papağan gibi aynı şeyleri tekrar etmeye başlamış, kimsenin aklına muhatabına sormak gelmemiş, O konuştuğunda ise sadece ve sadece görmezden duymazdan gelinmiş.<br /><br />Ne zaman anlayacaklar bu adice iftiraları yayan Selhim isimli şerefsizin gerçekte bahsettiklerini hak eden kişi olduğunu? Ne zaman anlayacaklar bu çağın yozlaşmış insanları yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu? Ne zaman görecekler ki &quot;hiç kimsenin bir başkasının günahını yüklenemeyeceğini&quot;, hatta annesinin ve babasınınkini de! İllaki ölmeleri mi gerekecek? Ancak o zaman mı anlayacaklar Peygamber Efendimizin (SAV) &quot;Kişi ölünce üç şey mezarına gelir: Malı, ailesi ve ameli. Malı ve ailesi döner, ameli kalır&quot; hadisinin hak ve gerçek olduğunu. Ne zaman &quot;ölü eti yemekten&quot;, gıybetten vazgeçecekler?]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080227-151707</id>
		<issued>2008-02-27T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-02-27T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Hakımızda bir yazı</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080223-142009" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[<a href="http://sivilinisiyatif.blogspot.com/2007/11/17706-re-fitne.html" target="_blank" >http://sivilinisiyatif.blogspot.com/2007/11/17706-re-fitne.html</a><br />adresinde bana ithafen aşağıdaki gibi bir yazı yazılmış. Allah razı olsun:<br /><br />&quot;Müsterih ol ve insanların sözlerine aldırış etme..Allahtan uzak bütün topluluklar kendilerini onun yerine koyarak hüküm verirler ve insanları işte böyle hayatlarından koparırlar..Senin Rabbin Alemlerin Rabbidir. O halde o topluluğun hakkında uydurduğu şey sana acı vermesin..Sende gördün ki onlar sözlerine itibar edilecek olanalr değil o halde neden onların sözleri seni rahatsız ediyor ki..Eğer onları önemsemiş olmasaydın bu kadar rahatsız olmazdın..Onların değil Allahın bilmesi önemli ve Allahın gerçeğini bilmesi sana yetmeli..Eğer böyle düşünemezsen o topluluğun fitnesine yenilirsin..Sen Allahtan başka kimseye hesap vermek zorunda da değilsin..Eğer gönlün O&#039;na açıksa bu durum ve bu gerçek karşısında müsterih olmalısın..Seni anlıyorum..Kolay değil..Ama Allah inancı herşeyi kolaylaştırır..O halde üzerinden bunca sene geçmiş bunu içinden at..Allah yardımcındır...Sana iftira atanların sonunu Allah sana göstermedi mi? Öyleyse intikamın alınmışken neden Allahın bilmesi sana yetmiyor..Sana bu yetmeli çünki sen hiçbir insana kendini ispat etmek zorunda değilsin, helede fitne fucür içindeki insanlar seni dinlemeye layıklarmıki onları muhatap ediyorsun kendine..Eyüp A.S ve hastalığını oku Kuranı Kerimde...O bu hastalıktan dolayı uzakta yanlız yaşardı..Çünki insanlar bu peygamberi hastalığından dolayı küçümserlerdi..Bir peygamber nasıl bir imtihana tabi tutulmuş biz kimiz ki bizleri Allah imtihana tabi tutmasın..O bir imtihandı geldi geçti..Şeytanın sana vesvese vererek sürekli bunları aklına getirmesi sende öfke yaratır..O öfke içinde hiçbir şeyi unutmazsın..Allah yardımcındır..Ve herşeye karşı o sana yetmeli öyle değil mi? Eğer akılları olsaydı onların hiç düşünmeden konuşabilirlermiydi..Öyle değil mi? Şimdi sen akılsızlara neyi anlatsanda anlayabilirler..Öyleyse sadece anlayabileceklerle konuş...<br /> <br />Selam ve hürmetler..&quot;]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry080223-142009</id>
		<issued>2008-02-23T00:00:00Z</issued>
		<modified>2008-02-23T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Kuran&#039;da Türk Milleti</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry071223-151457" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[*Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, (bilin ki), Allah öyle bir<br />kavim getirecek ki, O, bu kavmi sever, onlar da O&#039;nu severler. Mü&#039;minlere<br />karşı başları yerde, kâfirlere karşı ise onurludurlar. Allah yolunda cihad<br />ederler ve kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah&#039;ın bir<br />fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah, atâsı, ihsanı çok bol olandır ve her<br />şeyi en iyi şekilde bilendir.&quot;<br /><br />&quot;Allah öyle bir topluluk getirecektir ki, Allah onları sever, onlar da Allah&#039;ı<br />sever. Onlar mü&#039;minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzet<br />sahibidirler ve Allah yolunda cihad ederler.&quot; Mâide Sûresi, 5:54<br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry071223-151457</id>
		<issued>2007-12-23T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-12-23T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Propaganda (yeniden)</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry071124-124445" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Bugün sizlere etrafımda dönen bir komplodan bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz ben cevap hakkı için TV ve gazetelerin kapısını, telefonlarını aşındırmış bir bireyim. Ne var ki bu son yazacağım sizleri epey şaşırtacak. Bundan bir süre önce bir söylenti duydum ki Kanal D bana cevap hakkı tanıyacakmış ama aramamı, onlara ulaşmamı bekliyorlarmış. Oysa ben onlara daha önce 2 kere ulaşmıştım, ve reddedilmiştim. Olsun deyip, bir kere daha aradım. Ne dediler dersiniz: Geç kalmışım! &quot;1 sene içinde cevap hakkınızı kullandınız kullandınız, yoksa çok geç!&quot; dediler. Ben onlara yaşadıklarımı, özel durumumu anlattım ama nafile. Telefondaki vahşi kapitalist, Nuh dedi, peygamber demedi. Bunun da kaydının burada bulunmasını istedim, sizlerle paylaşmak istedim. Ankara&#039;da benzer bir söylenti duyarsanız şaşırmayın. Kasıtlıdır. Amaç pak medyayı apak yapmaktır... <br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry071124-124445</id>
		<issued>2007-11-24T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-11-24T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Nasıl Bir 21. Yüzyıl?</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry071109-043225" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[20 yüzyıl büyük savaşlara gebe idi, öyle yaşandı. İki dünya savaşında ve sonrasında soğuk savaş döneminde yüz milyonlarca insan hayatını işkence altında kaybetmiştir. Önce yükselen Nazizm sonra ise Bolşevik ve Komünist akımlar nedeniyle dünya iki kutba bölünmüş, ve sonuçta Osmanlı İmparatorluğu gibi bazı devletler parçalanmış ve yeni ve dolayısıyla kontrolü daha kolay küçük devletler ortaya çıkmıştır. 2. Dünya Savaşı sonrası Sovyetler dünyası kapalı rejimi savunurken, Batı olabildiğince açık ama gene de kendi içinde bir miktar farklılıklar gösteren bir anlayışı sergilemiştir. Örneğin Fransa daha sosyalist iken ABD ve İngiltere daha liberal ve kapitalisttirler. ABD&#039;de tüm bankalar özel iken, Fransa&#039;nın Ziraat Bankası halen devlet aidiyetindedir. Aynı şey demir yolları içinde geçerlidir. Bunun tarihi sebepleri vardır. 19. yy&#039;da endüstrileşen Amerika, bir Anglosakson ekonomist olan Adam Smith&#039;in &quot;bırakınız yapsınlar&quot; felsefesine daha yakın durmuştur. Bugün gelinen noktada ABD&#039;de SEC (Security Exchange Commission) gibi bir kurum ve FED gibi bir merkez bankası olmasına rağmen önce borsa yolsuzluklarının ve tutsat/mortgage krizinin önüne geçilememiştir. Sonuçta ekonomi çevreleri Çin gibi ülkelerin dahi ticaret fazlalarını değerlendirdikleri ABD dolarından vazgeçmeye yüz tuttuklarını söylemekteler. Yoksa ABD kontrolü kayıp mı ediyor? Ya da bunların hepsi dış ticaret açığı ve bütçe açığını düşürmek için kontrollü bir politikanın sonucu mu? Eğer durum buysa, o takdirde ABD ile aynı şekilde dış ticaret açığı bulunan Türkiye&#039;de neden para birimi değer kazanmakta? Bir yerlerde paradoks kokusu var değil mi?..<br /><br />21. yy&#039;ın enerji ve su kaynakları üzerine yapılacak savaşlarla geçeceği söyleniyor. peki 20. yy farklı mıydı sanki? Bugün Suudi Kralı Abdullah ülkemize uğruyor, ziyaret ediyor. Dünya petrolünün %25&#039;ini Suudi Arabistan üretiyor, karı Batılı petrol şirketleri ile paylaşıyorlar. Petrol fiyatlarının 98$&#039;a çıkmasında onların büyük çıkarı var ama Türkiye dahil tüketici Avrupa ve Kuzey Amerika&#039;lı tüketicilerin büyük de zararı var. NYSE (New York Borsası) 11 Eylül sonrası bakarsanız genel bir zayıflama görülse de, Exxon Mobil gibi bazı enerji şirketlerinin değerlerini 10&#039;a katlayıp en değerli şirketler arasına girdiklerini görebiliyoruz. Bugün bahsi geçen şirket tüm Türkiye&#039;nin bir yıl yemeden içmeden çalışsa satın alamayacağı 505 milyar $ değere sahip. Bu çevrelerin Batı&#039;da çeşitli yöntemlerle petrol fiyatının yüksekliğini meşru gösterdikleri düşünülüyor. Para hızla Arap ülkelerine kayıyormuş gibi gözükse de aslında kontrol bu şirketlerde. Geçenlerde İran Petrol Bakanı 90$&#039;dan fazla fiyatın sadece 46$&#039;ının üretici ülkelere kaldığını söyledi. Oluşan rantı ve koparılan yaygaranın sebeplerini siz düşünün. Bir yanda demokrasi getirme iddiası ile çıkan savaşlar, bir yanda çeşitli çevrelerce paylaşılan bu rant...<br /><br />Kimilerine göre 21. yy&#039;da dünyanın sonu gelecek! Açgözlülük ve bencillik bu hayatı bitirecek bir diğerine geçeceğiz. Kıyamet kopacak..! İran İsrail&#039;e nükleer füze atacak ve Einstein&#039;ın dediği gibi 4. dünya savaşı sopayla, taşla olacak. Çünkü 3. dünya savaşında medeniyet yok olacak!..<br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry071109-043225</id>
		<issued>2007-11-09T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-11-09T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>E-posta Yayını</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070927-001807" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Birinci e-posta yayınından sonra çeşitli yorumlar aldım. Kiminiz duyarlı bir şekilde içten dileklerde bulunmuşsunuz, kiminiz ise inanamamış ve niyetimi sorgulamışsınız. Öncelikle neden e-posta gönderdiğimi anlatmak istiyorum. Şurası kesin ki benim konumum sıradışı bir durum ve ayrıca ticari bir amacım da yok. Tek amacım sorunumu vatandaşlarımla paylaşmak. Yazdıklarımı bir kaç dakika ayırıp okursanız siz de büyük ihtimalle hak vereceksiniz. Çünkü yaptığım ankete göre katılan iki binden fazla ziyaretçinin %72&#039;si hak verdi. Milyonlarca kişi katılsaydı da sonuç değişmezdi çünkü katılımcılar rastgele vatandaşlardı.<br /><br />Ben dini kullanmıyorum, okuduğum ve öğrendiğimin özünü, aslını anlatıyorum. Asla bir din alimi olduğumu ilan etmiyorum. İslam dinini öğrenmek ve öğretmek tüm müslümanların görevidir. Unutmayın ki bilgi imandan önce gelir. İnsan neye inandığını iyi bilmeli, gerektiğinde savunabilmeli. Mantıklı bir şekilde düşünülürse önemli olan kavramları kaynağından öğrenmek değil de nedir peki? Kuran&#039;ın ve sünnetin, hadislerin, bir kişinin dinini öğrenmesi için esas kaynak olduğu da tüm alimlerin kabulüdür. Bakınız Hz. Peygamber (SAV) hadislerde bu konuda ne buyuruyor:<br /><br />&quot;Allah, benim sözümü işitip belledikten sonra başkasına ileten kimsenin yüzünü ölümden sonra dirilme gününde ak etsin. Nice ilim taşıyıcılar vardır ki alim değildirler, ama kendilerinden daha alim olanlara taşırlar.&quot;<br />Enes radıyallahu anh. İbni Mace<br /><br />&quot;Bu ümmetin sonradan gelenleri önceden gelenlerine lanet ettiği zamanlarda kim bir hadisi söylemeyip saklarsa, Allah&#039;ın indirdiğini saklamış olur.&quot;<br />Cabir radıyallahu anh. İbni Mace<br /><br />&quot;Allah rızası için yapılacak yardımın en üstünü, kişinin bir ilim öğrendikten sonra onu Müslüman kardeşine öğretmesidir.&quot;<br />Ebu Hüreyre radıyallahu anh. İbni Mace<br /><br />Bana ulaşan bazılarınız ise tam olarak ne sıkıntı yaşadığımı anlamadıklarını söylemişler. Ben toplum nazarında dışlanmış ve hakarete uğramış bir bireyim. Oturduğum Ankara/Tandoğan&#039;da herkes beni parmakla gösteriyor. Dışarı çıktığımda laf atanlar, küfür edenler oluyor. Arkamdan &quot;Acaba pi. mi? Değilse neden herkes öyle söyledi?!&quot; diye konuşuyorlar. Tek tek kapılarına gittiğim ve iftiraya uğradığımı açıkladığım halde komşularım benim burada oturmamam gerektiğini, taşınmam gerektiğini düşünüyorlar. Ancak ben başka yerlere gittiğimde de insanlar beni tanıdılar. Bu sebeple ailem taşınmamızın bir fayda getirmeyeceğini düşünüyor ve onlar ne derse desinler doğru bildiğim yolda dimdik yürümem ve sabretmem gerektiğini savunuyorlar.<br /><br />Peki tüm bunlar neden oldu dersiniz? Daha önceki metinde de anlattığım gibi ATV&#039;nin iki lise öğrencisi arasındaki kavgayı çarpıtarak ve eksik olarak ekranlarına taşıması ve diğer medyanın da mesleki dayanışma adına gazetecilik ve ahlak ilkelerini hiçe sayması yüzünden! Onlar iftira yaydılar.<br /><br />&quot;İnananlar arasında kötü sözlerin yayılmasını sevenlere.&quot;<br />&quot;Dünyada da, ahirette de acıklı azap vardır. Allah her şeyi bilir, siz bilmezsiniz.&quot;<br />En-Nur Suresi, 18-19. Ayetler <br /><br />Peki biz neyi savunuyoruz. Bize göre bütün bebekler eşit doğar. Ailelerimiz bize Allah (c.c.)&#039;ın birer lütfudur, nimetidir. Övünme değil şükretme vesileleridir. Ailesi olmayanlara, zaten binbir güçlükle bu dünyaya tutunmaya çalışanlara hakaret, zulümdür. <br /><br />&quot;Üç şey ölünün peşine takılır (da kabre kadar gider): Ailesi, malı ve ameli. İkisi geri döner, birisi (kendisiyle) kalır. Âilesi ve malı geri döner, ameli (yanında) kalır.&quot; <br />(Hadîs-i Şerîf, Müttefekun aleyh)<br /><br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070927-001807</id>
		<issued>2007-09-27T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-09-27T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>&quot;Zorunlu Din Dersi&quot; Konusu</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070909-010657" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Her nedense bu konu çok fazla tartışılmadan yeni anayasa taslağına girmiş gibi görünüyor. Gazeteler yeni yaklaşımdan, yani seçmeli din dersi seçeneğinden o denli eminler ki Almanya&#039;daki zorunlu din dersi uygulamasını, Fransa&#039;daki (ki laikliğin kalesi olarak bilinir) Sarkozy&#039;nin bu konuda ortaya attığı soru işaretlerini, Avustralya&#039;daki suç oranını düşürme yolundaki &quot;Papazların derslere girmesi&quot; projelerini gözardı ediyorlar. <br /><br />Bana sanki konuya pragmatik değil ideolojik bakıyorlar gibi geliyor. Laikliği pekiştirmek adına toplumdaki ahlak duygusunu zayıflatmayı göze mi alıyorlar? Ayrıca sanılanın aksine (ve mesela Almanya&#039;daki ders adının &quot;Religion&quot; olmasının aksine) Türkiye&#039;de uzun yıllardır bu ders &quot;Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi&quot; olarak okutulmakta. Ve içeriğinde -hatırladığım kadarıyla, sanmam ama şayet değişmemişse- Budizm&#039;den Museviliğe, Taoizm&#039;den Hrıstiyanlığa pek çok din ve kültür tanıtılıyor. Evet doğru bu dersi geçmek için bize bundan 13 yıl önce Ettehiyyatü duasını ezberletmişlerdi. Belki de ateistlerin ve agnostiklerin karşı çıktıkları kısım budur. Tabi şu da denilebilir, müslüman aileler devlet okuluna gönderdikleri çocuklarının bu duaları öğrenmelerini ve namaz kılabilir halde mezun olmalarını haliyle tercih edeceklerdir. Bu onların hakkıdır çünkü yüce dinimiz yedi yaşından itibaren namazı emretmektedir. Ne var ki din de zorlama da yoktur. Bu durumda dersin ikiye bölünmesi ve temel ahlaki bilgiler ile tarihi ve kültürel kısımlarının zorunlu olması suç oranını düşük tutmak ve insanlar arasında belirli bir anlayış ve toplumda ahlak birliğini korumak adına daha mantıklı olacaktır. Benim önerim, bu konuda konuşmadan önce ilgili çevrelerin, kendi hatıralarındaki din dersi müfredatı yerine günümüzün çocuklarının okuduğu müfredatı bir incelemeleri ve aslında bu dersin tarih dersini de tamamladığını görmeleridir.<br /><br />Sitemin özünü oluşturan ana sayfaya aşağıdaki ilgili link kısmından ulaşabilirsiniz.]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070909-010657</id>
		<issued>2007-09-09T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-09-09T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Münafıklar 2</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070825-033624" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[&quot;Erkek-kadın bütün münafıklar hep birdirler. Kötülüğü emrederler, iyiliği yasaklarlar, elleri sıkıdır, onlar Allah&#039;ı unuttukları için Allah da onları unuttu. Münafıklar yoldan çıkmışların ta kendileridirler.&quot;<br /><br />&quot;Allah erkek-kadın münafıklar ile kâfirleri cehennem ateşi ile cezalandıracağına söz vermiştir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır. Orası onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir. Onları sürekli bir azap beklemektedir.&quot;<br /><br />&quot;Ey münafıklar, siz de sizden önce yaşamış ve sizden daha güçlü, daha zengin ve daha çok sayıda çocuklu olup paylarına düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapılan kimseler gibi davrandınız, bu kimseler nasıl paylarına düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapıldılar ise, siz de öylece payınıza düşen dünya nimetlerinin cazibesine kapıldınız, vaktiyle eğriliğe dalanlar gibi siz de eğriliğe daldınız. Onlar, yaptıkları dünyada ve ahirette boşa gitmiş kimselerdir. Onlar hüsrana uğramışların ta kendileridir.&quot;<br /><br />Tevbe Suresi, 67-69. ayetler]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070825-033624</id>
		<issued>2007-08-25T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-08-25T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Münafıklar</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070823-074206" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[&quot;Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardım edici de bulamazsın.&quot;<br /><br />&quot;Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah&#039;a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.&quot;<br /><br />&quot;Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size azabı ne yapar? Allah, şükredenlerin mükafatını veren ve her şeyi bilendir.&quot;<br /><br />&quot;Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.&quot;<br /><br />Nisa Sûresi, 145-148. Ayetler<br />]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070823-074206</id>
		<issued>2007-08-23T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-08-23T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>8 yaşındaki çocukların gözünden LAİKLİK</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070820-003911" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[Geçen gün çok ilginç bir konuşma geçti evimin önünde. Çocuklardan bazıları küfür edip kaçıyorlardı. Bir çocuk ise bunun günah olduğunu söylüyordu. Arkadaşı ona &quot;burada laiklik var, günah deme!&quot; dedi. Çocuk ise &quot;ama hakaret ediyorlar&quot; dedi.<br /><br />Bu çocuklar, her iki kesim de sadece ve sadece ailelerinin anlayışlarını sokakta yansıtıyorlardı. Aileleri onların reşit olmamalarının ardına sığınmış, onları kullanıyordu. Bir kesime göre bu dünyada yakalanmadığınız/cezalandırılmadığınız sürece istediğinize istediğinizi yapabilirdiniz. Öyle ya, koskoca T. C. Görkem Ateş&#039;i mi koruyacaktı? O&#039;na vakit mi ayıracaktı?! Riske mi girecekti?!!<br /><br />Öteki görüşe göre ise her bireyin, her kulun bir sahibi vardı. Malik görmezse halik görürdü. Her şeyin bir gün hesabı verilecekti...<br /><br />Ne dersiniz? Siz hangi taraftasınız? Sakın tarafsızım demeyin, zira iki görüş taban tabana zıt!<br /><br />Allah&#039;a (c.c.) emanet olun.]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070820-003911</id>
		<issued>2007-08-20T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-08-20T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Haram ve Helaller Üzerine bir Hadis-i Şerif</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070804-075432" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[&quot;Haberiniz olsun, rahat koltuğunda otururken kendisine benim bir hadisim ulaştığı zaman kişinin: &quot;Bizimle sizin aranızda Allah&#039;ın kitabı vardır. Onda nelere helal denmişse onları helal biliriz. Nelere de haram denmişse onları haram addederiz&quot; diyeceği zaman yakındır. Bilin ki, Resulullah (ASM)&#039;ın haram kıldıkları da tıpkı Allah&#039;ın haram ettikleri gibidir&quot;&quot;<br />(Hadis-i Şerif, Ebu Davud, Sünne, 6)]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070804-075432</id>
		<issued>2007-08-04T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-08-04T00:00:00Z</modified>
	</entry>
	<entry>
		<title>Amel</title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070723-062203" />
		<content type="text/html" mode="escaped"><![CDATA[&quot;Dünyâ mü’minin zindanı, kâfirin cennetidir.&quot; (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Müslim)<br />&quot;Dikkat edin! Cennetlik ameller, sarp ve engebeli (bir yol gibi meşakkatli)dir. Cehennemlik ameller ise, düz ve (pürüzsüz bir yol gibi) kolaydır.&quot; (Hadîs-i Şerîf, Ahmed b. Hanbel, Müsned)]]></content>
		<id>http://www.anladuy.net/blog/index.php?entry=entry070723-062203</id>
		<issued>2007-07-23T00:00:00Z</issued>
		<modified>2007-07-23T00:00:00Z</modified>
	</entry>
</feed>
